![]() |
Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama |
| ESKİ KONULAR ( |
|
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
Zeynelaga
Yönetici
Kayıt Tarihi: 13-Mart-2007 Konum: İzmir Gönderilenler: 543
|
![]() Konu: Türkiye'nin AYDINLIK yüzleri... GençlerimizGönderim Zamanı: 18-Ocak-2008 Saat 17:39 |
Oldum olası gençler ile ilişkilerim çok iyidir…Onlar ile bir şeyleri paylaşmak bana haz vermiştir…Gençler ve çocuklar için yapılması gereken bir şey olduğunda içinde olamasam da yanında,yakınında olmayı ilke edinmişimdir kendime…”Şimdinin gençleri…” diye başlayan sözcükler kurmak pek adetim değildir; ama bu tip cümleler ile başlayan söylemlerle benim kadar en az sizler de bir kaç kez karşılamışsınızdır muhakkak… Kendi gençliğim ve çocukluğuma baktığımda bugünün gençleri için hep üzülüyor hem de seviniyorum…Üzülüyorum çünkü onların günümüz koşullarında çevreden ve doğal yaşamdan bu kadar uzak büyümelerini şansızlık olarak görüyorum…Seviniyorum çünkü,onları eskiye kıyasla sahip oldukları imkanlar açısından çok şanslı buluyorum. Onların ağabeyleri,ablaları kısacası büyükleri olarak bize düşen temel görev onların gelişimine katkı sağlayacak, onların önünü aydınlatacak adımlar atmak olmalı… Patikatrek Doğa sporları grubu ve sporcuları olarak bizler de elimizden geldiğince deneyimli olduğumuz konularda tecrübe ve birikimlerimizi gençler ile paylaşmayı ilke edindik.Farklı dallarda gerçekleştirdiğimiz doğa sporları aktivitelerimizde edindiğimiz deneyimleri gerek söyleşiler ile,gerek fotoğraf ve video film gibi görsel araçlarla paylaşma yoluna gidiyor; yaptığımız sportif uğraşıların faydalarını,genç arkadaşlarımızın kişisel, fiziksel ve sosyal gelişimine sağladığı katkıları dilimiz döndüğünce onlara aktarmaya çalışıyoruz… Bunları sadece anlatmak ile kalmıyoruz;her faaliyetimize en az iki arkadaşımızı misafir olarak alıp,bizlerle beraber doğada bu tecrübe ve deneyimi bizzat yaşayarak öğrenmelerine çaba sarf ediyoruz. Etkinlik fotoğraflarımıza bakacak olursanız aramızda mutlaka 5 yaşından 15 yaşına kadar birer ikişer geçleri görebilirsiniz… Her sene gerçekleştirmekte olduğumuz KAÇKAR dağları faaliyetlerimize en az bir genç arkadaşımızı götürürken,bu sene ERCİYES ve ALADAĞLAR faaliyetlerimize de gençlerimizi götürmek ve en azından yüksek dağ kamp tecrübesi edinmelerini,dağ havası solumalarını ve açık hava sporlarına ilgilerini sağlamak düşüncesindeyiz. Genç arkadaşlarımız ile ilgili düşündüklerimizi yaşama geçirebilmek için yaptığımız çaba ve gayretlerin olumlu yansımalarını görmek, onlara karşı olan sorumluluklarımızın gereğini yerine getirebilmiş olmanın tatlı huzurunu duymak bizi mutlu kılan etkenler. Geçtiğimiz Perşembe günü Türkiye’nin en seçkin okulları arasında yer alan İzmir-Karşıyaka Anadolu Lisesi öğrencileri ile birlikte olduk…Toplantı salonunu dolduran 200’e yakın aydınlık yüzü görünce hem onlar hem de ülkemiz adına mutlu olduk…İki saati aşan söyleşimizi etkinliklerimizden derlediğimiz bir video film gösterisi ve karşılıklı soru cevap şeklinde, sohbet havasında sürdürdük…Ve maalesef zaman yetmedi… O gençlere emek veren öğretmenlerimize en derin teşekkürlerimizi sunmak ve önlerinde saygıyla eğilmek,ellerinden öpmek borcumuz…İşlerini layıkıyla ve hakkıyla yapan insanların huzuru ve aydınlığı var yüzlerinde…Hepsini saygıyla selamlıyoruz. Düzenleyen Zeynelaga - 09-Nisan-2008 Saat 23:07 |
|
|
Zeynelaga
|
|
|
|
|
tulaybalcioglu
Üye
Kayıt Tarihi: 26-Nisan-2007 Gönderilenler: 30
|
![]() Gönderim Zamanı: 22-Ocak-2008 Saat 17:07 |
|
İnsana (özellikle de gençlere )verilen emeğin boşa gittiğini görmek kadar umut kırıcı hiçbir şey olamaz diye düşünüyorum. Bu konuda pazar günü okuduğum bir köşe yazısı gerçekten de çok düşündürücüydü ve sizlerle paylaşmak istedim.
VATANSEVERLİK NEDİR? Gözlerinizi kapatın ve hayal edin,yaşları 13-14 arasında değişen yirmiye yakın çocuk,ellerine toplu iğne batırıp kendi kanlarını akıtıyorlar ve bu tam iki ay boyunca devam ediyor,bir ayin gibi ve bu kanlardan bir türk bayrağı yapıyorlar.Sonra bu büyük bayrak rütbeli büyükler tarafından adeta kutsanıyor ve bir gazete ,promosyon olarak bayrağı okurlarına dağıtıyor. Bu ülkedeki hiçbir şeye artık şaşırmayan ben ,bu olay karşısında dehşete düştüm.Vatanseverliğin kanla ne bağlantısı olduğunu düşündüm.Hangi hoca,hengi ruh hali çocukları bu hale getirdi? Bu çocukların ruhları ne zaman sakatlandı? Ve sorularımı sormaya başladım.Liselerde neler oluyor?Vatanseverlik sadece ve sadece kan dökmek ya da bu topraklar için ölmek mi? Acaba lisede okuyan kaç çocuk bu ülkenin en değerli yazarlarından herhangi birinin kitabını okudu? Kaç çocuk 10 yıl önce insanların tatlı suyuna girip oyunlar oynadığı Akşehir gölü nün bugün çöle dönüştüğünü biliyor? Kaç çocuk yaşadığı kentin müzesine gitti ? Kaç çocuk bu coğrafyada yaşamış 42 uygarlıktan haberdar? Kaç çocuğun aklına pul kolleksiyonu yapmak geliyor? Kaç çocuk yaşadığı kentin dışına çıkabildi? Kaç çocuk denizi biliyor? Kaç çocuk yaşadığı coğrafyadaki kuş türlerini merak ediyor Kaç çocuk televizyonda izlediği ''Hatırla Sevgili''adlı dizide adı geçen DEniz Gezmiş in hayat hikayesini merak ediyor? Kaç çocuk resim dersinde hocanın öğrettiklerinin tersine kendisi için,kendi gibi bir resim yapabildi? Kaç çocuk herhangi büyüğünden,hayatta başarının para kazanmak değil,''sevdiği işi yapmak ve sevdiği bir insanla beraber olmak'' sözünü duydu? Kaç çocuk hergün devamlı gazete okuyor? Kaç çocuk marka hayranlığı dışında kendine özel bir giyim tarzı bulmaya çalışıyor? Kaç çocuk sanal dünyanın dışında arkadaşlarıyla iletişim kurmaya çabalıyor? Kaç çocuk dedesinin veya anneannesinin hayat hikayelerini merak ediyor? Kaç çocuk korkudan sesi kısılan bir yavru kediyi kucaklayıp eve getirebiliyor? Kaç çocuk IMF nin ne olduğunu merak ediyor? Kaç çocuk aşk şiiri yazıyor? Kaç çocuğun kimselere benzemeyen hayalleri var? Daha onlarca soru sorabilirim,ama şimdiden yüreğim acımaya başladı.Biz çocuklarımıza hiçbir şey öğretemedik;onlar ''Saldım çayıra mevlam kayıra'' durumundalar.Belki bu nedenden ,adeta yüzümüze çarpar gibi kanlarıyla bayrak yapıp,birşeyler söylemek istiyorlar.İflas etmiş bir eğitim sisteminin en belirgin örneğini veriyorlar.Bu olgu onları anaylayanların,hatta kutsayanların hiç aklına gelmiyor.Birer ruh zedeleyicisi olduklarının bile farkında değiller. Ve kan durmadan akıyor. Işıl ÖZGENTÜRK |
|
|
|
|
Zeynelaga
Yönetici
Kayıt Tarihi: 13-Mart-2007 Konum: İzmir Gönderilenler: 543
|
![]() Gönderim Zamanı: 05-Mart-2008 Saat 12:38 |
ÇOCUKLAR ÇOCUKCA BÜYÜSÜN...Bir toplumun çağdaş ve modernliği çeşitli değerlere bağlılığı ve bazı göstergeler ile ilişkilendirilerek değerlendirilebilir… İnsanlarının Sosyal hayatı yaşayış şeklinden tutun da, kültürel değerlerinden, sokak kaldırımlarının görünümüne varana kadar bir dizi farklılığı sıralamak mümkün olabilir. Köklü bir tarih bağı ve gelecek planları da ülkelerin çağdaş yapılanmalarında öne çıkan unsurlardır. İnsanları bir arada tutan ve aidiyet duygusu yaratan değerlerine bağlılıkları ise ayrı bir konu… Bana kalırsa bir toplumun modern ve çağdaş yapısının temel taşları, çocukları ve gençlerine verdiği önem ve değer; yaşlılarına ise insanca bir yaşam sunabilen “sahip çıkma” anlayışıdır. Bir ülkenin çocukları ne kadar mutlu ve ne kadar gelecek endişe ve korkusu yaşamadan çocukluklarını çocukça yaşayarak büyüyebiliyorsa, o ülke çağdaş medeniyetler arasında ancak o zaman yer alabilir…Bir toplum yaşlılarına da ne kadar sahip çıkabiliyor ve onları ömürlerinin son günlerinde en zayıf ve en düşkün oldukları dönemlerde bile insanca yaşama onurundan mahrum etmeden sahipleniyorsa, o toplumun dünya coğrafyasındaki yeri ve gelecek tarihi tartışmasız bir şekilde sağlam olacak demektir. PATİKATREK ailesi olarak, Doğa ve Çevreye olduğu kadar çocuklarımıza,gençler ve toplumdaki yaşlılarımıza yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız ve inanarak bağlı olduğumuz tespitlerin ışığında duyarlı bir bakış açısına sahibiz… Çocuklar için yapılması gereken nerede, her ne varsa orada olmaya çalışıyoruz.Onların bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak büyümesi, toplumsal yaşamın gelişmesine üretken ve katkı sağlayan bireyler olarak hazırlanması konusunda elimizden ne geliyorsa yapmak gayreti içindeyiz… Çocuklarımızla,doğa yürüyüşlerinde,yüksek dağlardaki dağcılık faaliyetlerimizde ve kamp uygulamalarımızda birlikte olurken, şehir yaşamında da onları yalnız bırakmamaya uğraşıyoruz… Fotoğraf slayt sunumları, video film gösterileri ve söyleşiler ile mümkün olduğunca onlarla birlikte olmaya çalışıyoruz. Hepimiz aynı anda aynı yerde olamasak da içimizden birisi mutlaka onların çağrısına kulak verir ve yanlarında oluruz…İşte bu yüzden bizi izleyenlerin % 30 luk oranı ilk öğretim ve lise düzeyinde gençlerimizdir... İstatistik veriler bunu doğrulamakta… Fazla söze gerek yok…en son örnek ve bütün gruba gelen mesajın kısa notu : “Merhaba Dağcılık ve doğaya olan ilgim çocukluktan beri artarak devam etmiştir.Bir gruba dahil olmak zordur aslında, bana göre önemli olan zirveden önce arkadaşlıklar ve paylaşımlardır. Patikatrek ailesi ve Zeynel ağabey ile tanışmam bir Kaçkar gezisi sırasında oldu.Çok güzel anılarımız arkadaşlıklarımız oldu kısa sürede. Şu anda İzmir'in Kiraz ilçesinde öğretmenim doğa sevgisini artırmak ve korumak amacıyla öğrencilerimle beraber izci ünitesi kurmaya karar verdik.Her şey güzel başladı çalışmalar keyifliydi ancak bir sorunumuz vardı öğrencilerimin ekonomik durumu iyi olmadığı için izci elbisesi almakta zorlanacaklardı. Aklıma ilk gelen Patikatrek ve ailesi geldi.O büyük ailenin üyelerinden biri sayın Abdullah bey elbiselerin alımında büyük bir duyarlılık gösterdi.Abdullah beye kendim ve izcilerim adına çok teşekkür ediyorum. Özgür ASLAN “ Çocukların, çocukça yaşayarak büyümesi dileklerimizle… Düzenleyen Zeynelaga - 05-Mart-2008 Saat 12:40 |
|
|
Zeynelaga
|
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|